ÖBA AĞIMIZ
Ergene Havzası
Ömerli Havzası
Uludağ
Çoruh Vadisi
Baba Dağı
Lara-Perakende Kumulları
Ahır Dağı
Erciyes Dağı
Çıldır Gölü
 
 

Türkiye’nin Siklamenleri

Siklamenler farklı çiçekleri, gövdeleri ve diğer özellikleriyle çok özel bitkilerdir. Çoğunlukla Akdeniz Bölgesi olmak üzere, Avrupa’nın güneyi, Asya’nın batısı ve Afrika’nın kuzeyinde doğal olarak yetişirler. Çok zengin bir bitki örtüsü ve soğanlı bitkiler çeşitliliğine sahip Türkiye, siklamen türleriyle de diğer ülkelere fark atar: dünya çapında toplam 20 siklamen türünden 10’u ülkemizde yetişir, bunlardan 6’sı endemiktir. Bu yazıda, Türkiye’nin siklamenlerini kısaca tanıtmak ve karşı karşıya bulundukları tehlikelere bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz:   

1.Cyclamen cilicium: Türkiye’nin güneyinde, orta Toros Dağları’ndan (Antalya, Beyşehir ve Dedegöl Dağları’ndan) doğuya, Gülek Boğazı’na kadar yayılış gösteren endemik bir siklamen türüdür. Nefis bir funda balı kokusu salgılayan çiçekleri, genellikle soluk pembe renklidir, taç yapraklarının dibinde koyu mor lekeler içerir. Yaklaşık 600-2000 metreler arasında yetişir, Eylül-Ekim aylarında çiçek açar.

2. C.coum: Çoğunlukla kuzeyde, Karadeniz Dağları’nda yaygın olmakla birlikte; Trakya’da Istranca Dağları, İstanbul’da Belgrad Ormanı ve güneyde Amanos Dağları’nda da yetişir. Yaprakları yuvarlaktan kalp şekline değişir, üzerinde soluk lekeler ve bazen gümüşi desenler yer alır. Renkleri parlak pembe ile koyu mor-pembe arasında değişen küçük çiçekleri, Aralık-Nisan ayları arasında açar.

3. C.graecum: Muğla, Antalya ve İçel il sınırları içinde çoğunlukla alçak arazilerde yetişir, ara sıra 800 metreye kadar çıktığı da olur. En güzel yaprak desenlerine sahip siklamenlerden biridir, yaprakları diğer siklamen türleriyle karşılaştırıldığında gerek büyüklük, gerekse desen bakımından çok farklıdır. Renkleri soluk pembeden, koyu mor-pembeye değişen çiçekleri, Eylül-Kasım ayları arasında açar.

4. C.hederifolium: Türkiye’nin batısı, bu türün dünya doğal yayılış alanının en doğu ucunu oluşturur. Datça Yarımadası’ndan Çanakkale Boğazı’na kadar, Ege kıyılarımızın büyük bir bölümünde yetişir. Tatlı bir koku salgılayan çiçekleri açıklı koyulu pembe-mor renklidir. Çiçek boğazında koyu renkli bir leke, taç yapraklarının dibinde belirgin bir şişkinlik ve kulakçıklar göze çarpar. Eylül-Kasım ayları arasında çiçeklenir. 

5. C.intaminatum: Anadolu’nun kuzeybatısına endemiktir: Eskişehir, Kütahya, Bilecik ve Bursa il sınırları içinde yetişir. Genellikle soluk pembe ve bazen beyaz olan çiçeklerinin taç yaprakları üzerinde gri ya da kahverengi damarlar dikkat çeker. Diğer siklamen türlerinden farklı olarak, çiçek boğazında koyu lekeler bulunmaz, tek renktir. Ekim-Kasım aylarında çiçeklenir.

6. C.mirabile: Anadolu’nun güneybatısına endemiktir: Muğla, Aydın ve Denizli il sınırları içinde ve Eğirdir Gölü’nün hemen batısında yetişir. Çiçekleri pembe ya da beyaz-pembe renkli olup Hindistan cevizini anımsatan bir koku salgılar. Bu türün bir diğer karakteristik özelliği de, çiçek parçalarının belirgin bir şekilde dişli ya da uçlarının çentikli olmasıdır. Eylül-Kasım ayları arasında çiçeklenir.

7. C.parviflorum: Anadolu’nun kuzeydoğusuna, Doğu Karadeniz Dağları’na endemiktir. Türkiye’de en yüksek rakımlarda yetişen siklamen türüdür, Giresun il sınırları içinde 2260 metreye kadar çıkar. Diğer siklamenlerden farklı olarak, yaprakları üzerinde gümüşi leke ya da desenler bulunmaz. Lavanta-pembe renkli çiçekleri, menekşe kokusuna benzer bir koku salgılar. Yetiştiği yüksek dağ habitatlarında karın erimesiyle, bulunduğu yüksekliğe bağlı olarak Şubat-Haziran ayları arasında çiçek açar.

8. C.persicum: Türkiye’nin güneyinde Muğla, İzmir, İçel, Adana ve Hatay il sınırları içinde yetişir. Diğer siklamen türlerinden, zarif bir şekilde kıvrılmış dar taç yaprakları ve uzun çiçek saplarıyla ayırt edilir. Çiçekçilerde satışa sunulan siklamenler, Avrupa’da 150 yıl kadar süren seleksiyon çalışmaları sonucu bu türden geliştirilmiştir. Çiçek boğazı daha koyu renkli olmak üzere, çiçekleri pembe ve bazen saf beyaz olabilir. Güzel kokan çiçekleri Aralık-Nisan ayları arasında açar.

9. C.pseudibericum: Güneyde başta Amanos Dağları olmak üzere, Toros Dağları’nın doğusuna endemiktir: Adana, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep il sınırlarında yayılış gösterir. Türkiye’nin en gösterişli siklamen türlerinden biridir. İri, koyu pembe-mor çiçekleri ve çiçek boğazında beyaz kenarlarla çevrelenmiş siyaha çalan koyu lekeler bulunur. Tatlı kokusuyla da ilgi çeken çiçekleri, Mart-Mayıs ayları arasında açar.

10. C.alpinum: Anadolu’nun güneybatısına endemiktir. Çoğunlukla 400 metreden yüksek yerlerde yetişmekle birlikte, 1670 metreye kadar çıktığı ya da deniz seviyesine indiği de görülür. Koyu yeşil yaprakları daire ya da kalp şeklindedir. Çiçeklerinin taç yaprakları çoğunlukla yanlamasına açılır ve ilginç bir şekilde kıvrılır. Bulunduğu yüksekliklere bağlı olarak Ocak-Nisan ayları arasında çiçeklenir.

Nefis bir doğal çevrede yetişen güzel siklamenleri doğada izlemek son derece zevklidir. Habitatları yüksek dağ çayırları, kayalık yamaçlar, geniş ve iğne yapraklı ormanlar ve çalılık alanlara kadar büyük bir çeşitlilik gösterir. Bu özel bitkilerin dünya çapında çok sayıda meraklısı bulunur. Buna en iyi örnek, İngiltere’de 1977 yılında kurulmuş olan Siklamen Derneği’dir. Yaklaşık 1000 üyesi olan derneğin amacı, bütün çeşitleriyle birlikte siklamen türleri hakkında bilgiler paylaşmak, üretimleri ve koruma altına alınmalarını teşvik etmektir. Buna karşın, Türkiye’de zengin siklamen türlerimiz pek bilinmez. Siklamen türlerini yakından görmek ve fotoğraflamak için ülke, ülke gezen ve Türkiye’ye defalarca gelen yüzlerce siklamen meraklısı olduğunu öğrenmek birçoğumuz için şaşırtıcıdır.

Türkiye’nin siklamenleri hakkında biraz daha bilgi sahibi olmamız ve korunmalarına katkıda bulunmamız önemli. Çünkü, olağanüstü zengin siklamen çeşitliliğimiz ciddi tehlikelerle karşı karşıya:

1.            Siklamenlerin habitatları şehirleşme, baraj ve yol inşaatları, mermer ve maden ocakları, tarım alanlarının genişletilmesi ve turizm amaçlı yapılaşmalar nedeniyle hızla azalıyor.

2.            İklim değişikliği siklamenlerin doğal yaşam ve yayılış alanlarını tehdit ediyor:

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)* tarafından iklim değişikliğinin yeryüzünde yarattığı etkiler ve alınması gereken önlemler hakkında yayınlanan son raporda, küresel ısınmanın bu yüzyılın sonuna kadar 2 0C artacağı öngörülüyor. Belirli çevresel istekleri olan, çoğunlukla yarı gölge ve nemli ortamları tercih eden doğal siklamen türleri, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bitkilerin başında geliyor.

Siklamen Derneği tarafından desteklenen bir araştırmaya göre, değişen iklim şartları nedeniyle gelecek 50 yıl içinde siklamen türlerinin biraz daha kuzeye doğru kayacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte, siklamen tohumlarının büyük çoğunlukla karıncalar tarafından taşındığı ve habitatlarından çok uzağa gidemeyecekleri (50 yıl içinde 25 km’den az bir mesafeye taşınabilecekleri) de biliniyor. Bu nedenle, diğer coğrafi engeller de hesaba katılarak siklamen türlerinin çoğunun iklim değişikliğinden oldukça etkileneceği düşünülüyor. Aynı zamanda, iklim şartlarına daha toleranslı bir kaç siklamen türünün doğal habitatları ve yayılış alanlarının dışına uyum sağlaması da söz konusu: örneğin, günümüzde üç siklamen türü İngiltere’nin iklimine alışmış ve hatta C.hederifolium kuzeyde İskoçya’ya kadar yayılmış durumda. Ancak siklamen türlerinin çoğunun endemik olduğu Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerin başında gelmesi nedeniyle, siklamenlerin habitatlarıyla birlikte büyük ölçüde yok olacağı tahmin ediliyor (Yesson and Culham, 2006).

3.            Türkiye’de siklamen yumruları ticari amaçlarla doğadan toplanmaya devam ediyor:

Bir yüzyılı aşkın bir süre, milyonlarca siklamen yumrusu doğadan toplanarak dünya süs bitkileri sektörüne ihraç edildi. Bu ihracat, 1990’lı yılların başında Doğal Çiçek Soğanları Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesiyle kontrol altına alınabildi. Yönetmelik kapsamında üç siklamen türünün (C.coum, C.cilicium ve C.hederifolium) ihracatına izin verildi. Halen, bu üç türden ikisi (C.coum, C.cilicium) kısmen doğadan/kısmen üretim alanlarından ve biri (C.hederifolium) yalnız üretim alanlarından ihraç edilmeye devam ediliyor (Tablo: 2015 Siklamen Türleri Yıllık İhracat Kotası).

Bütün siklamen türleri, uluslararası CITES Sözleşmesi (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretini Düzenleme Sözleşmesi) Ek Liste II’ye alıyor. Buna göre, doğal siklamen türlerinin ticareti, ihraç ve ithal eden ülkelerden alınan izinlerle düzenleniyor. İzin belgeleri olmadan bir ülkeden diğerine gönderilen siklamenler, gümrük yetkilileri tarafından alıkonuyor ve sorumlular hakkında soruşturma açılıyor.

Sonuç olarak, siklamen türlerimizin doğal yaşam alanlarıyla birlikte korunması, iklim değişikliğine karşı idari önlemlerin alınması ve yalnızca üretimden ihracatlarına izin verilmesi gibi bazı adımların atılması gerekiyor. Bu amaçla hepimizin ilgisi ve işbirliği çok önemli.

Sema Atay

 

* Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental Panel on Climate Change - IPCC): Birleşmiş Milletler'in (BM) iki örgütü Dünya Meteoroloji Örgütü ve BM Çevre Programı tarafından 1988 yılında insan faaliyetlerinin neden olduğu iklim değişikliğinin risklerini değerlendirmek üzere kurulmuştur. Panel değerlendirmelerini ağırlıklı olarak emsal tarama ve bilimsel literatüre dayandırır.

Tablo: 2015 Doğal Çiçek Soğanları İhracat Listesi’nden Siklamen Türleri Yıllık Kotası (Adet)

 

Doğa

Üretim

Cyclamen cilicium

200.000

300.000

Cyclamen coum

700.000

250.000

Cyclamen hederefolium

-

3.000.000

Toplam

900.000

3.550.000

Kaynak:

1. Mathew, B. ve Özhatay, N. (2001). Türkiye’nin Siklamenleri. Siklamen Derneği, Londra

2.Yesson, C. and Culham, A. (2006). A phyloclimatic study of Cyclamen. The Journal of BMC Evolutionary Biology. BioMed Central, London. 



  

Cyclamen alpinum

Cyclamen coum

Cyclamen graecum

Cyclamen hederifolium

Cyclamen mirabile

Cyclamen parviflorum

Cyclamen persicum

Cyclamen pseudibericum
 
 
   
 

Son Haberler

 
 


Sürdürülebilir Turizm?


Kavrayamadığımız ve Koruyamadığımız Doğa


Sabırlık (Agave americana)


Doğayı yok eden değil, doğayı onaran tarım
Her hakkı saklıdır © 2015  I  Programlama Creanet Bilişim Hizmetleri