ÖBA AĞIMIZ
Ergene Havzası
Ömerli Havzası
Uludağ
Çoruh Vadisi
Baba Dağı
Lara-Perakende Kumulları
Ahır Dağı
Erciyes Dağı
Çıldır Gölü
 
 

Kamilet Vadisi, Mençuna Şelalesi

Artvin, Arhavi, Ortacalar’da yer alan Kamilet Vadisi ve Mençuna Şelalesine, yöreye çok güzel bir özellik katan 18. Yüzyıl Osmanlı döneminden kalma Çiftekemer Köprüsünün yanından geçerek gidiliyor. Eski çifte köprü ile doğal ortam ne kadar uyumluysa; hemen yanına inşa edilen beton köprüler, yollar ve betonarme inşaatlar bir o kadar uyumsuz duruyor. Çiftekemer Köprüsünden Kamilet Deresi boyunca tek araba sığacak büyülükte dar bir yoldan birkaç km. ilerleyerek bir asma köprüye varılıyor. Araçlar buraya park ediliyor ve asma köprüden şelalaye tırmanma başlıyor. Yeşil yamaçlar üzerine özel olarak hazırlanan doğal merdivenler ve patikalardan oluşan bir yürüyüş yolunun sonunda yine bir asma köprü ve hemen arkasında şelaleye ulaşılıyor. 

Bu yemyeşil vadi içinde şelalaye doğru Mart ayı başında yürünürse, henüz çiçekte olmayan Komar (Rhododendron pontica) ve Beyaz çiçekli orman gülü (R.ungernii) çalıları; Kafkas orman sarmaşıkları (Hedera colchica) ve Kokulu menekşeler (Viola odorata) dikkati çekiyor. Ancak, bu dönemde Mençuna Şelalesinin en güzel sürprizlerinden biri, şelalenin çağlayarak aktığı kayalar üzerindeki kardelen toplulukları.

Kamilet Vadisinin güzelim doğal bitki örtüsü arasında, yamaçlarda göze çarpan çay bahçeleri, bu ıssız gibi görünen vadide insanın varlığını hatırlatıyor. Bu çay bahçelerinden biri de, şelaleye tırmanan patika yolun hemen başında yer alıyor. Şelaleden dönen ziyaretçiler, bu bahçede dal kesen bir kadınla ve onun kestiği dalları aşağıya taşımak için yardım ricasıyla karşılaşılabiliyor. Herkesle hemen iletişim kuran bu çok sevimli ve konuşkan kadın, sohbet sırasında kocasını şelale önündeki asma köprünün inşaatında kaybettiğini ve tek başına dört çocuğuna kol kanat gerdiğini de anlatabiliyor.

Dertli yöre insanların yanı sıra, Kamilet Vadisinin kendine özgü dertlerine de kulak verilmeli ve yardımcı olunmalı:

1. Son yıllarda bu bölgedeki bütün su kaynaklarında olduğu gibi; Kamilet Vadisi de HES’ler, yol ve hafriyat çalışmaları nedeniyle büyük bir tehdit altında. Vadinin doğal zenginliğini korumak amacıyla doğaseverlerin tepkileri ve koruma çabaları devam ediyor.  

2. Bir fungal hastalık salgını, vadideki bütün şimşir (Buxus sempervirens) ağaçlarını öldürüyor. Yaprakları dökülmüş, dalları yosunlarla kaplanmış ölmekte olan şimşir ağaçlarına, Doğu Karadeniz’in başka yerlerinde de rastlanıyor. Bu hastalığa karşı bakanlık ve yerel yöneticilerin acilen gerekli önlemleri alması çok önemli. Sonuç olarak, bölgedeki bütün şimşir ağaçları ve ormanları büyük bir tehlikeyle karşı karşıya.

3. Vadide ve özellikle Mençuna Şelalesi civarındaki çöp sorunu, insanı  (ve doğayı) üzüyor. Burada her yıl bahar aylarından itibaren ziyaretçi sayısı artıyor, Mayıs ayının son Pazar günü tulum ve horon eşliğinde büyük bir gezi etkinliği düzenleniyor ve binlerce kişi vadi ve şelaleye piknik yapmak üzere geliyor.  Ancak giderken geride bıraktıkları çöpleri hiç düşünmüyorlar: geçtiğimiz yıllardan kalan çöp yığınları her yerde çürümeye terkedilmiş durumda. Her şeyin, her an ve her yere atılabileceği serbestliği ve alışkanlığından kurtulmak için bazı yaptırımlar uygulamak şart.

Kamilet Vadisi ve Mençuna Şelalesi olağanüstü doğal güzellikleriyle görülmeyi ve daha iyi korunmayı çoktan hak ediyor.

Sema Atay



  
 
 
   
 

Son Haberler

 
 


Maraş Kurtkulağı (Iris kirkwoodiae) Dostları Çoğalıyor


Zengin Buğday Çeşitliliğimiz


Yeri Dışında (Ex-situ) Koruma Teknikleri Kursu, Girit Adası


İstanbul Şakayığı
Her hakkı saklıdır © 2015  I  Programlama Creanet Bilişim Hizmetleri