ÖBA AĞIMIZ
Ergene Havzası
Ömerli Havzası
Uludağ
Çoruh Vadisi
Baba Dağı
Lara-Perakende Kumulları
Ahır Dağı
Erciyes Dağı
Çıldır Gölü
 
 

Doğayı ve Bitkileri Tanımak

Şehir yaşamı, insanları doğadan uzaklaştırıyor. İnsanların doğayla bağlantısını kesen başlıca nedenler arasında i) şehirlerin neredeyse tamamen betonlaşması, ii) iş hayatının rutini, iii) önceliklerin (ilgi, zaman ve para vb.) değişmesi, iv) beslenme ve geçim için doğaya doğrudan bağımlılığın azalması, v) teknolojinin büyük ölçüde günlük hayatımıza girmesi (sosyal medya vb.), vi) kapalı mekanlarda çok fazla, açık havada çok az zaman geçirmek vb. sayılabilir.

Artık, şehirde yaşayanlar için doğayla bağlantı kurmak ve hatta günlük hayatımızın bir parçası haline getirmek özel bir çaba gerektiriyor. Bu amaçla her fırsatta açık havaya ve güneşe çıkabilir; boş zamanlarınızda bahçe, tarla ya da küçük bir çiftlikte çalışabilir; tatillerinizde dağları, denizleri, ormanları ve milli parkları ziyaret edebilir; doğada düzenli yürüyüşler yapabilirsiniz vb. Bunlardan bir ya da bir kaçını yapabildiğiniz zaman mutlu olduğunuzu, hafiflediğinizi, yaşam enerjisiyle dolduğunuzu, vücudunuzdaki olumlu fiziksel ve ruhsal değişikleri de fark edebilirsiniz.

Bu farkındalığa bazılarımız çok erken yaşlarda, bazılarımız ise hayatlarının son dönemlerinde varıyor. Bu konuda insanları üç gruba ayırabiliriz:

1.Doğal bilimler ve ekosistem servisleri* üzerinde araştırmalar yapan bilim insanları ve amatör araştırmacılar.  

2.Doğaya büyük ilgi duyan, her parçasına (hayvanları, bitkileri, kayaları, toprağı, iklimi vb.) ve bunlar arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri merak eden, incelemek için boş zamanlarını ayıranlar.

3.Doğanın öneminin farkında olan, ancak her parçasıyla (örneğin, böcekleri ve sürüngenleri) sevmekte zorlananlar ve uzak durmayı tercih edenler.

Doğal bilimleri meslek edinip hayatını adayanlar bir yana; başta Avrupa olmak üzere, dünyanın her tarafında günlük hayatında doğaya özel zaman ayıran, arazi çalışmaları yapan, bilimsel yayınları takip eden, kendilerini geliştiren ve öğrendiklerini çeşitli vasıtalarla toplumun diğer kesimleriyle paylaşan binlerce (amatör) insan var.

Türkiye’de de, doğaya benzer bir ilgi ve merak duyanların sayısı son yıllarda artmaya başladı.Örneğin, farklı meslek grubundan pek çok kişi, amatör olarak kuş gözlemciliği ve/veya bitki bilimiyle (botanik) ilgileniyor, araştırmalar yapıyor, literatür karıştırıyor, düzenli araziye çıkıyor ve öğrendiklerini diğerleriyle (kitaplar, toplantılar, geziler, sosyal medya aracılığıyla) paylaşıyor.

Eğer siz de, bizim gibi bitkilerle ilgileniyorsanız, onları tanımak konusunda bir kaç temel bilgi ve tavsiyeye dikkatinizi çekmek istiyoruz:

1.Bitkileri gözlemlemek:  

Bitkileri çiçeklerinin rengi, tipi ve sıralanışı; yapraklarının şekli, büyüklüğü, sıralanışı ve sayısı; gövde özellikleri; tohumları, kökleri ve gövde kabuk yapısı; habitatları ve genel görünümüyle birbirinden ayırabilirsiniz. Onları ayırt ederken, bu özelliklerinin yalnızca birine bağlı kalınmaz, hepsi (ve daha fazlası) gerekebilir. Bu amaçla küçük bir el merceği (bitkinin çok küçük parçaları ve yapısını büyüterek inceleyebilmek için), bir pens (gerekirse çiçeğin çok küçük parçalarını birbirinden ayırabilmek için), bir bıçak (gerekirse bitkiden küçük bir kesit alabilmek için) ve fotoğraf makinesine ihtiyacınız olabilir.

Bitkileri tanımaya çalışırken kopartmanız ve/veya kökünü topraktan çıkartmanız gerekmiyor; bir fotoğrafını çekerek elinizdeki kitaplarla kıyaslayabilir ve/veya bir uzmana sorabilirsiniz. Ayrıca, bir bitkiyi cins ve tür ismiyle tam olarak teşhis etmeniz de gerekmiyor, familya ve cins düzeyinde öğrenmek de yeterli ve çok zevkli.

2. Bitkilerin isimlerini öğrenmek:

Bitkilerin isimlendirilmesinde Latince kullanılır (ve her canlı türü) iki Latince kelime ile isimlendirilir. İtalik olarak yazılan bu iki kelimeden birincisi bitkinin cins, ikincisi ise tür adını betimler (hemen sonra ise, bitkiyi isimlendiren kişinin kısaltılmış adı yer alır). Bitkinin cins adı özel bir isimdir ve büyük harfle başlar; tür ismi ise çoğunlukla bir sıfattır ve küçük harfle yazılır. Tür ismi genellikle, ya bitkinin bir özelliği ve yetiştiği ortamı, ya bitkiyi ilk kez toplayanın, ya bitkinin toplandığı ülkenin ya da şehrin adını tanımlar.

Dünyanın neresine gidersek gidelim, o bitkinin Latince ismi değişmez. Buna karşılık, bitkilerin (eğer varsa) Türkçe isimleri onları teşhis etmekte yanıltıcı olabilir. Türkiye’de halk arasında kullanılan bitki isimleri yöreden yöreye değişebilir ve bazılarının halk arasında kullanılan isimleri de olmayabilir.

3. İlgili sivil toplum kuruluşlarına katılmak:

Doğa koruma amacıyla kurulmuş dernekler, vakıflar, kulüpler ve öğrenci toplulukları gibi aralarında uzmanların bulunduğu sivil toplum kuruluşlarına üye olmak, size doğrudan ve dolaylı olarak maddi ve manevi katkılarda bulunabilir. Bu tür kuruluşlar tarafından uzmanlar eşliğinde düzenlenen toplantılar, doğa gezileri, arazi gözlem ve araştırmaları, kendinizi geliştirmek için tek başınıza çalışmaktan çok daha pratik olabilir, bilgi ve tecrübenizi arttırabilir.

Yapılan pek çok araştırmada, doğada yürüyüş ve diğer etkinliklerin hem ruhsal ve hem de bedensel sağlığımıza yararları kanıtlanmıştır: doğada vakit geçirmek depresyon gibi beyinle ilgili rahatsızlıkları, stres seviyelerini, yüksek tansiyonu, kalp atışını, şeker ve kalp hastalıklarını azaltıyor; farkındalığımızı arttırıyor; fiziksel, ruhsal ve sosyal bir mutluluk veriyor.

Profesyonel ya da amatör olarak, kendinizi bir doğasever ya da bir bitkisever olarak kabul ediyorsanız; doğanın ve doğal bitki örtüsünün korunması gerektiğinin de farkındasınız demektir. Çünkü siz şu dünyayı paylaştığınız çoğu insandan daha fazla doğal habitatlara (ormanlar, sulak alanlar, kıyı kumulları, meralar, fundalıklar, stepler, yüksek dağ habitatları vb.) ve bitkilere (eğreltileri, çiçekli bitkileri, çalıları, ağaçlara vb.) meraklı ve bilgilisiniz. Sonuç olarak, doğada yürüyüş ve gözlem yapmak, çeşitli etkinliklere katılmak bilginizi, farkındalığınızı, bedensel ve ruhsal sağlığınızı attırır ve doğa korumaya doğrudan ya da dolaylı katkıda bulunur. Kendi başınıza, arkadaşlarınızla, ailenizle ya da bir organizasyon yardımıyla, her fırsatta doğaya çıkın, dışarıdaki olağanüstü ekosistem ve güzelliklerin keyfini çıkartın.

Sema Atay

Şubat 2020

 

*Ekosistem servisleri:

Ekosistem dünyadaki tüm canlı türlerinin, birbirleri ve çevresindeki tüm cansız faktörler arasındaki her türlü bağımlı ilişkilerin toplamıdır. Ekosistemin; oksijen üretmesi, havayı ve suyu temizlemesi, hava şartlarını dengelemesi, zehirli gazları azaltması, karbondioksit gazını depolaması, gıda-enerji-yakacak-yapacak sağlaması, toprak oluşumu, besin döngüsü, bitkilerin tozlaşması, zararlıları ve hastalıkları kontrol etmesi, atıkların çürüyerek yok olması ve rekreasyonel yararları vb. sayısız hizmetleri “ekosistem servisleri” olarak adlandırılır.



  
 
 
   
 

Son Haberler

 
 


Sürdürülebilir Turizm?


Kavrayamadığımız ve Koruyamadığımız Doğa


Sabırlık (Agave americana)


Doğayı yok eden değil, doğayı onaran tarım
Her hakkı saklıdır © 2015  I  Programlama Creanet Bilişim Hizmetleri