ÖBA AĞIMIZ
Ergene Havzası
Ömerli Havzası
Uludağ
Çoruh Vadisi
Baba Dağı
Lara-Perakende Kumulları
Ahır Dağı
Erciyes Dağı
Çıldır Gölü
 
 

Çok Özel Bir İstanbul Bitkisi: Marmara Onosması (Onosma proponticum)

Marmara onosması, ilk kez 1896 yılında Sefaköy’de (eski adıyla Safraköy’de) yeni bir tür olarak keşfedilmiş, endemik bir bitkidir. Marmara Denizi’nin tarihi adı Propontis’ten esinlenilerek Onosma proponticum olarak adlandırılmıştır. Binlerce yıldır İstanbul’un Halkalı, Hadımköy ve Bahçeşehir tepelerinde yaşayan ve insanoğlunun ancak 100 yıl kadar önce keşfettiği bu bitki; günümüzde söz konusu tepelerin neredeyse tamamen betonlaşması sonucu yok olmak üzeredir.

Marmara onosması, dünyanın ve Avrupa’nın en büyük, en çok, en… havalimanları, köprüler, alışveriş merkezleri ve konutlarının birbirleriyle yarıştığı İstanbul’un, en nadir endemik bitkilerinden biridir. İstanbul aslında, dünyanın ve Avrupa’nın en zengin bitki ve habitat çeşitliliğine sahip şehirlerinden biridir.  Aralarında yaklaşık 40’ı endemik olmak üzere, toplam yaklaşık 2500 bitkiyle; yalnız diğer şehirlerle değil, ülkelerle kıyaslanabilecek zenginlikte bir bitki örtüsüne sahiptir. Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) tarafından 20 yıl kadar önce İstanbul’un doğal alanlarında yürütülen çalışmalar sonucunda toplam 7 Önemli Bitki Alanı (ÖBA) belirlenmiştir. Marmara onosması, bu mutlak koruma altına alınması gereken 7 ÖBA’dan biri olan Batı İstanbul Meraları ÖBA içinde yer alır.

Batı İstanbul Meraları ÖBA, şehrin kuzeybatısında Esenyurt - Hadımköy - Arnavutköy ve Gaziosmanpaşa ilçeleriyle çevrelenmiş mera parçalarından oluşur. Bu derin topraklı kalkerli meralarda 7’si endemik, yaklaşık 20 çok nadir bitkinin yetiştiği tespit edilmiştir (Bkz. Kaynak: ‘Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı’ kitabı). Ancak alan, halen tüm İstanbul’u esir alan konut yapımı ve benzeri betonlaşma yarışı nedeniyle, başta zengin bitki örtüsü olmak üzere, doğal özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır.  

Marmara onosması, Batı İstanbul Meraları ÖBA sınırları içinde üç farklı yerde tespit edilmiştir. Ancak, günümüze kadar yalnızca bir askeri saha (Hadımköy Kışla Komutanlığı) sayesinde varlığını sürdürebilmiş, korunabilmiştir. Türkiye, imza attığı uluslararası Bern Sözleşmesi (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi) gereği; bu bitkinin doğal yaşam ortamlarında korunması için gerekli hukuki ve idari önlemleri almakla yükümlüdür.  Bu ve benzeri ulusal ve uluslararası çevre kanun ve sözleşmelerine karşın; bir zamanlar bitkinin en zengin popülasyonlarını içeren ve en önemli gen merkezi olan İstanbul’un batısındaki meralar, bugün yaşama savaşı verdiği beton bloklar arenasına dönüşmüştür.

İstanbul dışında, Edirne’de küçük bir yerde daha yetiştiği bilinen Marmara onosmasının, İstanbul’dan yok oluş sürecini izlemek yerine; son kalan bireylerini koruma altına alabilmek amacıyla bazı girişim ve çalışmalara başlanmıştır. Bu amaçla bilim insanları, doğa korumacılar ve yetkililer arasındaki görüşmeler ve işbirliğinin bir sonuç vermesini umuyoruz. İstanbul’un ve Türkiye’nin en nadir endemik bitkilerinden biri olarak O.proponticum, binlerce yıldır ait olduğu doğal yaşam alanlarında yaşamaya devam etmelidir.

Sema Atay

Kaynak:

Özhatay, N., Byfield, B. ve Atay, S. (2005). Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı. WWF-Türkiye, İstanbul.



  
 
 
   
 

Son Haberler

 
 


Sürdürülebilir Turizm?


Kavrayamadığımız ve Koruyamadığımız Doğa


Sabırlık (Agave americana)


Doğayı yok eden değil, doğayı onaran tarım
Her hakkı saklıdır © 2015  I  Programlama Creanet Bilişim Hizmetleri