ÖBA AĞIMIZ
Ergene Havzası
Ömerli Havzası
Uludağ
Çoruh Vadisi
Baba Dağı
Lara-Perakende Kumulları
Ahır Dağı
Erciyes Dağı
Çıldır Gölü
 
 

Byfield Terslalesi: Fritillaria byfieldii

Soğanlı bitkiler grubundan olan Fritillaria cinsi bitkilerin çan şeklinde çiçekleri, laleyi andırır ve genellikle başları öne eğik çiçekleriyle “Terslale” olarak adlandırılır. Türkiye soğanlı bitkilerde olduğu gibi, Fritillaria bitkileri bakımından da çok zengin bir çeşitliliğine sahiptir. Ülkemizde, neredeyse yarısı endemik olmak üzere, 40’dan fazla Fritillaria taksonunun (tür, alttür, varyete, hibrit) yetiştiği biliniyor.   

Bunlardan biri de Byfield terslalesidir (Fritillaria byfieldii): metalik gri renkte, iki etli yaprağı ve sarı-yeşil çiçeğiyle olağanüstü güzel bir bitki. Çiçeklerinin dışı yeşilimsi-sarı; iç kısmı ise koyu sarı-turuncu olup, boyuna girintili damarları kuruduğunda koyulaşır, daha da belirginleşir. Yaklaşık 13 cm boyunda, yüksek dağ yamaçlarının çok sert iklim şartlarına (kışın aşırı soğuk ve rüzgara; açık havalarda aşırı güneşe) uyum sağlamış küçük bir bitki. Kim bilir kaç milyon yıldır Denizli, Bozdağ’ın yüksek taşlık yamaçlarında sessizce yaşarken, 1994 yılında Andrew Byfield tarafından fark edildi.

Bozdağ’a endemik bu yeni türe, Prof.Dr. Neriman Özhatay ve İngiliz botanikçi E. Martyn Rix tarafından A.Byfield’in adı verildi. Andrew (daha çok kullanılan adıyla, Andy) 1992-2001 yılları arasında, Doğal Hayatı Koruma Derneği’nde (DHKD) uzman botanikçi olarak çalıştı. Bu süre zarfında, Türkiye’nin doğal bitki örtüsünün korunması ve toplumda doğa koruma farkındalığının arttırılması amacıyla projeler yürüttü; yayınlar ve makaleler hazırladı. Yaptığı çalışmalarla Türkiye florasına katkılarda bulundu: örneğin bilim dünyası için yeni bitkilerin ve diğer ülkelerden bilinen, ancak Türkiye’de de yetiştiği daha önce kaydedilmemiş bitkilerin keşfedilmesi vb.

Byfield terslalesinin keşfedildiği arazi çalışmasında, DHKD Bilimsel Danışmanı Prof.Dr. Özhatay ve ben de vardık. Bu ekip, DHKD’de birlikte yürüttüğü projeler kapsamında, doğal bitki örtümüzle ilgili bilimsel veriler toplamak ve gözlemler yapmak için çok sayıda arazi çalışması yaptı. Türkiye’de arazi çalışmaları harikalar ve sürprizlerle doludur. En güzel sürprizlerden biri de, yeni bir bitkiyle karşılaşmaktır. Böyle bir olasılık, pek çok ülkeden (örneğin Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden) çok daha yüksektir. Son yıllardaki bilimsel çalışmalar temel alınarak, Türkiye florasına her 5 gün, 12 saatte yeni bir takson eklendiği hesaplanmıştır (Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı, 2005).

Fritillaria byfieldii gibi, sayısını bilemeyeceğimiz kadar çok yeni tür Türkiye’nin dağları, ormanları, meraları, kıyıları ve sulak alanlarında yaşıyor. Ancak, bundan sonra ne kadar yaşayabileceklerini de bilemiyoruz. Çünkü Türkiye’de hiçbir türün, habitatın ya da ekosistemin yaşama ve koruma garantisi yok. Çünkü sürdürülebilir olmayan politikalar, uygulanmayan ulusal ve uluslararası doğa koruma kanunları, çevresel etki değerlendirme araştırması yapılmayan yatırımlar vb. sonucu ülkemizde şimdiye kadar görülmemiş boyutlarda bir doğa tahribatı söz konusu. Çünkü turizm yapılaşmaları; madencilik faaliyetleri (maden, taş, mermer, kum ocakları; altın arama) ve özelleştirmeler vb. nedeniyle onların ve hepimizin geleceği büyük bir tehdit altında.

Bu konuda, başta merkezi ve yerel yöneticiler olmak üzere, hepimiz sorumluluk taşıyoruz. Yapılabilecek en önemli çalışmalardan biri, doğa koruma bilinci ve farkındalığının arttırılması için kamuoyu oluşturmak. Bu amaçla hep birlikte çok daha fazla çalışmamız gerekiyor.

Sema Atay, Nisan 2021                                                                  

Fotoğraflar: Rasim Çetiner, T.C. Orman Genel Müdürlüğü, Denizli Orman İşletme Müdürlüğü.



  

Fritillaria byfieldii

Byfield terslalesi

Bozdağ

Andrew Byfield
 
 
   
 

Son Haberler

 
 


Ormanlarımızın Sürdürülebilir Yönetimi


Tuz Gölü’nde Flamingo Yavruları Neden Öldü?


Phaselis


İstanbul Şakayığı
Her hakkı saklıdır © 2015  I  Programlama Creanet Bilişim Hizmetleri